Akapunktur yaptırdım, annemden gizli zayıflama hapları kullandım (bir elin parmağını geçmez ama yaptım), diyetisyene kaç kere gittim bilmiyorum...yani ömrüm isveç,norveç,danimarka diyetleriyle geçti diyebilirim.
Sonra inanılmaz birşey oldu hayatımda, sporla tanıştım. Önce üniversitemizin yeni açılan salonunda, sonra da çeşitli spor salonlarında...İşte o zaman nerde hata yaptığımı anladım.
Tam forma girmiştim, yavaş yavaş zayıflıyordum ki Şanlıurfa'ya taşındım. 13 ayda 13 kg aldım! Nasıl diye soranlara 3 cevabım oldu: 1.Sporu bıraktım, 2.Yediklerime zerre kadar dikkat etmedim, 3.Araba aldım. Asıl sorun sporu bırakmakmış onu anlamış oldum. Mesele kilo almak değildi de, kilo almam hiç durmuyordu; hergün daha yüksek bir rakam görüyordum ve sağlığımın bozulduğunu hissetmeye başlamıştım.
İstanbula geri geldiğim günün ertesi günü, hemen spor salonuna gittim ve aynı gün spora geri başladım. Önceliğim aldığım kiloları vermekti, ki bunu yapabileceğimi biliyordum. Stres altında birkaç ayda vermektense, rahat bir şekilde süreyi uzatmayı tercih ettim. 7 ay bitti ve ben tartıda 11 kg daha hafifim! Ne güçten düştüm ne de sağlığım bozuldu. Asıl önemlisi diyet yapmadım, ki bu benim psikolojik olarak çok etkiledi. Peki nasıl oldu?
- Hayatımı spor üzerine planladım, önceliğim hep spor oldu. Gidemediğim günlerde de olabildiğince yürüdüm, olabildiğince ayakta kaldım. Ya da diğer günlerde telafi etmeye çalıştım.
- Dünya tatlısı bir spor hocam var, ondan yardım isteme konusunda hiç çekinmedim; hatta abartmış bile olabilirim.
- Spora başlayınca ister istemez yediklerime de dikkat etmeye başladım. Kalori hesabı yapmak normal gelmeye başladı.
- Asla şu yasak, bu yasak demedim. Canım dondurma isterse genelde 1 top yedim, dayanamayıp 2 top yediğim bile oldu. Ama özellikle o günlerde spora gidip, muhakkak telafi ettim.
- Bir ara spinning/cycling yaptım, ondan sıkılıp oryantal yapmaya başladım. Sıkıldıkça farklı şeyler denedim, canım spor yapmak istemediğinde de muhakkak kendimi derslere girmeye zorladım. (Spor da ders çalışmak gibi, önce canın istemiyor ama yaptıklarını görünce vazgeçemiyorsun) Şimdilerde de koşuyorum.
- Spor hocalarımdan motivasyon istedim, bazen de "Bugün canım spor yapmak istemiyor,napiim?" diye etraflarında dolaştım. Düzgün spor yapan insanlardan yardım istedim.
Bu süre içerisinde 2-3 kere Burger'da çocuk menü yedim; 1 kere de kırıntıda hayatımın en büyük hamburgerini yedim. Çok kere balık lokantalarında kalamar, midye dolma...yemişliğim var, çünkü onlara dayanamıyorum. Baklava, kadayıf gibi tatlılardan hiç yememiş olabilirim, sütlü tatlılarla zaten aram yok :) Sadece dondurma...Ondan da vazgeçmeye zaten niyetim yok.
Bir de şöyle arkadaşlarımla haftasonu sucuklu yumurtalı bir kahvaltı yapamayacaksam,
Sevdiğim tatlardan vazgeçeceksem,
Arkadaşlarımla iki kadeh tokuşturamayacaksam...ne önemi var ki!
Şunu bilmek lazım:
Sadece bir hayat yaşayacağız ve yemek içmek de bu hayatın zevklerinden güzelliklerinden biri. Bu güzelliklerden vazgeçmeden, güzelleşebilmek ve güzel kalmak belki de önemli olan ;)
Ben 3-4 sene önce geceleri çok cips ve çikolata yiyordum ve kilo almanın yanında kendimi her konuda halsiz hissetmeye başladım. Sonrasında 8 ay boyunca haftada 6 gün koşu yaptım ve gece yediklerimden kurtulmak için çok çabaladım. Sonunda normal kiloma inmeyi başardım. Sonrasında uzun yürüyüşler yaparak devam ettim. Yaklaşık 1 ay önce de boksa başladım. 1 ay bile fazlasıyla değişmemi sağladı diyebilirim. Haftanın 2 günü antrenman var. 2-2.5 saatlik antrenmanlar oldukça ağır, ama zevkli. Sadece fiziksel değil, psikolojim de değişmeye başladı. Mesela kendimi daha az stresli görüyorum. Artı yönleri çok fazla. Ve senin özetlediğin gibi; ''Sadece bir hayat yaşayacağız ve yemek içmek de bu hayatın zevklerinden güzelliklerinden biri. Bu güzelliklerden vazgeçmeden, güzelleşebilmek ve güzel kalmak belki de önemli olan'' ;)
YanıtlaSil